Bu Sitede Ara




SAMSUN SAYFALARI
ZİYARET EDİNİZ



İÇİNDEKİLER

» Ana Sayfa
» Arşiv
»Profil


Kategorilerim

  • Belge
  • Bilginler
  • Din
  • Edebiyat
  • Egitim
  • ekonomi
  • Gundem
  • Haber
  • IktisatSiyasetleri
  • Kitap
  • Media
  • Monografi
  • Politika
  • Sahsiyetler
  • Sozler
  • Tarih
  • Tarim
  • Tutun
  • Yasam
  • Zaman


  • İrtibat İçin, samsunblog@gmail.com



    Powered by Mcan
    S.Muratcan KOŞAR



    Mutluluğun Formülü


    Yaşadığımız zamanlar uzun bir gece yürüyüşü gibi geliyor bana. Hepimiz korkuyoruz. Zifiri karanlıklar, bu çağın insanını sarsıyor. Küçücük loşlukların peşinden koşarken, yürek dolduran aydınlıkları kaçırıyoruz.

     

    Hiçbirimiz, anlayacak kadar dinginleşemiyoruz bir türlü. Öylesine yüzeysel yaşıyoruz ki her şeyi, kaçırdıklarımızdan haberimiz bile olmuyor. Küçük üzüntülerle, minicik sevinçler kol kola verip tüketiyorlar yaşamımızı.

     

    Biz, içimizde inanılmaz bir boşlukla; savrulup duruyoruz çocukluktan gençliğe, olgunluktan ihtiyarlığa doğru. Üstelik inanılmaz bir memnuniyetsizlik hastalığına yakalanmışız ve bilmediğimizden, bütün tedavi olanaklarını reddediyoruz.

     

    ‘Çıldırır gibi olmak’ modasına meftun bulunan herkes gibi, bir çıkış yolu arayışımız sürekli bizi yokuşa sürüyor. Kolay olanını göstermek istemeyen toplum mühendislerine, inanmaktan başka çaremiz olmadığını düşünmemizi istiyorlar.     

     

    Oysa var! Ben bunu keşfettikten sonra, içimdeki saklı hazinenin farkına vardım. Bu çağda huzur bulmanın yolu, bütün zorlama tedbirleri reddetmekten geçiyor.

     

    Hiç Kuran-ı Kerim okudunuz mu bilmiyorum. Büyük ihtimalle evinizin en ulaşılmayacak noktalarından birinde bir meal vardır. Ve siz, mutlaka zamanın birinde onun birkaç sayfasını çevirmiş ve sonra tekrar yerine bırakarak hayatınıza devam etmişsinizdir. Ben de uzun yıllar aynen böyle yaptım. Sonra bir gün, birkaç ayeti dikkatle okumak şansına eriştiğimde, hayatımı sarsan yanlışlıklardan nasıl kurtulabileceğimin reçetelerini sunan bir kaynağı, yıllarca görmezden gelmenin acısı doldu yüreğime. Okumadığım, büyük bir saygıyla en erişilmez yerden indirip hayatıma sokmadığım kitap, yaşamıma girdikçe içimdeki inanılmaz boşluğun küçüldüğünü, müthiş bir hayretle gözlemledim.

     

    Ben bir din âlimi değilim. Eğitimim, Kuran-ı Kerim’i tefsir etmeyi ya da onu Türkçe anlamlandırmayı asla mümkün kılmıyor. Bu kitapta okuyacağınız her şey, benim bir ayetle başlayan düşünme serüvenimin yazıya aktarılmasından ibaret.

     

    Bir ayetin ardından tefekküre dalarak başlayan rüya, kırk ayetin peşinden koşturarak bu kitaba dönüştü.

     

    Bu ilk kitapta toplanan yüce Yaradan’ımıza ait sözler, geniş bir genellemeyle; bu asırda nasıl huzur bulabileceğimizi, mutluluğun yollarını, insan ilişkilerinin düzene girmesi için yapılması gerekenleri anlatan ayetlerden seçildi. Aklımıza takılan her şeyin mutlaka cevabının bulunduğu yüce Kitabımızın, bu kitaba konu olan her bir ayetinin, benim ruh dünyama yansımalarını okuyacaksınız. Umulur ki, bu okuma sizi kaynağa ulaştırır ve ne muhteşem bir başucu kitabımız bulunduğunu size bir kez daha hatırlatır. Umulur ki, sizinle Kuran-ı Kerim arasında yeni bir kaynaşmanın, küçücük bir parçasını oluşturur bu kitap.

     

    Doğrusu daha bebeklikten başlayarak babamın ve rahmetli annemin bana Kuran’ı sevdirme telaşlarının beni çok sevmelerinden kaynaklandığını, bunca yıldan sonra daha iyi anlıyorum. Yüce Yaradan’ımızın, bize Sevgili Peygamber’imiz aracılığıyla yolladığı kitabımız, elbette benim küçük kafamın alabileceği bir derya değil. Ancak bu kitapta, o ummandan birkaç damlanın, benim hayatımı nasıl bir hale soktuğunu anlatmaya çalıştığım denemeler yer alıyor.

     

    Umarım bu küçük kitap sizin içinde, tefekkür kapılarını açan bir anahtar olabilir.

    / İrfan Gürkan Çelebi

    http://www.irfangurkancelebi.com

     

     

    Mutluluğun formülü 40 ayette saklı

    Takvim'de yazdığı aşk yazılarıyla tanınan İrfan Gürkan Çelebi, “Vahiyden Kalbe” adlı kitabında mutluluğun formülünün Kur’an-ı Kerim’deki 40 ayette buldu. İşte o ayetler: 

     

    Takvim gazetesine yazdığı aşk yazılarıyla tanınan İrfan Gürkan Çelebi, farklı bir kitap hazırladı. Çelebi, “Vahiyden Kalbe” adlı çalışmasında yıllardır bulunamayan mutluluğun formülünün Kur’an-ı Kerim’deki 40 ayette saklı olduğunu söylüyor.

     

    ‘Mutluluğun formülünü bulmanın binbir yolu’na dair bugüne kadar yüzlerce kitap yayınlandı. Birbirinin kopyası olan bu kitaplar yayınlanmaya da devam ediyor. Oysaki yazar İrfan Gürkan Çelebi, bunlara hiç gerek olmadığını düşünüyor. Mutluluğun formülünü veren kitap, 1400 yıl öncesinden insanoğluna zaten gönderilmişti. Birçok filozofun, edebiyatçının sözlerine kulak verip mutluluğun peşine düşen insanlar, Yüce Yaratan’ın tavsiyelerini yıllarca göz ardı etmişlerdi.

     

    Çelebi’ye göre Aristo’yu, Rousseau’yu, Shakespeare’i çok iyi bilenler, aslında kendilerini herkesten daha iyi tanıyan Yaratıcı’nın mutluluk önerilerini araştırmadılar. Belki de merak etmediler. Aslında Kur’an-ı Kerim mutluluğun başucu kitabıydı. İşte Çelebi, Kur’an-ı Kerim’i anlamakta zorlandığını söyleyen, aralarında bir uçurum olduğunu zanneden, onu hiç eline almayanların okuması gerektiğini düşündüğü bir çalışma hazırladı. “40 Ayet Tefekkürü Vahiyden Kalbe” adlı kitabında insan ilişkilerinde başarılı ve mutlu olmanın yollarını anlatan 40 ayeti bir araya getirdi. Kitabın en önemli özelliği, bu ayetlerin edebi bir dille açıklanması. Kitaptaki edebi incelik, öncelikle denemelerin başlıklarında görülüyor. Mesela, güvenilir olmanın önemini anlattığı Mücadele Sûresi’nin 7. ayeti, “Yılan ıslığı kadar sessiz fısıltılar” başlığıyla, Fatır Sûresi’nin 19-22. ayetleri ise “Lütuf kapılarını çalmayan elbet cudamdır” başlığıyla açıklanmış.

     

    Çelebi, “Bu, kesinlikle bir din kitabı değil. Edebi dille ve deneme tekniğiyle yazıldı. Böyle bir kitap yazmamın nedeni, bunalım geçiren günümüz insanının yani benim bir çıkış yolu arayışı.” diyor. İrfan Gürkan Çelebi, aslında yazar, yönetmen ve oyuncu. 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde dramatik yazarlık eğitimi almış. TiyatRol İstanbul’un genel sanat yönetmeni. Takvim gazetesinde köşe yazıları yazıyor. Uzun yıllar radyo programcılığı yapmış.

     

     

     

    Çelebi’nin ayetlerden çıkardığı mesajlar

     

     

    İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.

    Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.

    Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.

    Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.

    Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

    Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.

    Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.

    Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.

    Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.

    Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.

    Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.

    İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.

    Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.

    Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.

    Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.

    Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.

    Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.

    Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp ahatla.

    Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.

    Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.

    Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.

    Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.

    Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.

    Saff 2: Yalandan uzak dur.

    Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.

    Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.

    Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.

    En’am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.

    En’am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.

    Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.

    Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

    İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.

    İsra 23: Anne ve babana ‘off‘ bile deme.

    Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.

    Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.

    Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.

    Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.

    Necm 3: İnanma duygunu diri tut.

    Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.

     

    /Zaman-Cumartesi

     

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Tarih: 15:19, 14/6/2008 Kategori: Kitap
    Yorum yaz

    turkay_tudes

    yazılarınız çok eğitici ve öğretici teşekkürler...

    Yazan: isimsiz Tarih: 2008-09-04 15:16:54, 2008-09-04 15:16:54

    Bağlantı

    Merhaba

    Türkay Hocam nasılsınız? Sizi buralarda gördüğüme sevindim.

    Yazan: Gülay Tarih: 2008-07-08 01:38:22, 2008-07-08 01:38:22

    Bağlantı

    bilgiler

    yazdığınız bilgiler çok değerli teşekkürler....

    Yazan: turkay_tudes Tarih: 2008-06-18 20:50:54, 2008-06-18 20:50:54

    Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->