Bu Sitede Ara




SAMSUN SAYFALARI
ZİYARET EDİNİZ



İÇİNDEKİLER

» Ana Sayfa
» Arşiv
»Profil


Kategorilerim

  • Belge
  • Bilginler
  • Din
  • Edebiyat
  • Egitim
  • ekonomi
  • Gundem
  • Haber
  • IktisatSiyasetleri
  • Kitap
  • Media
  • Monografi
  • Politika
  • Sahsiyetler
  • Sozler
  • Tarih
  • Tarim
  • Tutun
  • Yasam
  • Zaman


  • İrtibat İçin, samsunblog@gmail.com



    Powered by Mcan
    S.Muratcan KOŞAR



    Türk-İslam Bilginleri-V


    İLİM VE MEDENİYET ÖRNEKLERİ-II

     

    *Muhammed İbnü’l Hişam  KİTABU’L MENAZIR isimli eseri çağının  düşünce ve metod bakımından en ilmi olanıdır. Işığın, hava ve su gibi saydam  cisimler içinde kırılışını incelemiş, Bacon, Witelo ve Diğer Avrupalılara Mikroskop ve Teleskoba doğru giden ilerlemelerde ışık olmuştur.  Güneş tutulması esnasında pencerenin kepengi  üzerinde  minik bir delik açarak, güneşin yarımay şeklindeki görünüşünü karşı duvara düşürmüştür ki, bu, bugün fotoğrafçılığın  temeli olan “KARANLIK ODA” prensibinin temelidir.

     

    *Doğu Türk Hakanı Uluğ Bey Mirza astronomi ve matematikde insanlık tarihinin  yetiştirdiği en büyük dehalardandır. ZİC’İ ULUĞ BEY adlı eseri batı dillerine çevrilerek astronomi ilmine kaynaklık etti.

     

    *İmam Muhammet El-Gazali, “ Her kim dünyanın dönmediğini söylerse Allah’a isyan etmiş olur” derken aradan 350 yıl geçtikten sonra  “dünya dönüyor“ diyen Galile’yi kilise hapsederek  mahkemeye verdi.Galile, mahkemede ilmini inkar ederek ölümden kurtuldu ama Bruno 1600 yılında dünyanın döndüğünü söylediği için kilise tarafından  diri-diri ateşte yakılarak öldürüldü.

     

    *Tarihte ilk dispanserleri, ilk Eczaneleri açanlar müslümanlardır. 10. asırda Kurtuba Şehrinde 50 hastane  vardı. Bağdat’ daki serbest doktor sayısı 860 ‘ı buluyordu. Oysa Batı’da ilk hastane 15.asırda kurulmuştur.

     

    *Ebu Bekr Muhammed El Razi’ nin  KİTABUL HAVİ adlı eseri  Liber Contineus adı altında Latinceye çevrilerek asırlar boyunca Avrupa’ da en çok hürmet edilen tıp kitabı oldu. Kızamık ve Çiçek hastalığı  hakkındaki eseri de, müşahede ve klinik tahlilin şaheseridir. İngiltere’ de 40 baskı yapmıştır. Kimya’ yı tıbbın hizmetine  sunan ilk insandır. Tıpta  civanın yeni kullanış sahalarını buldu. Paris Üniversitesi Tıp Fakültesinde iki Müslüman hekimin resmi asılıdır. Razi ve İbn-i Sina...

     

    *İbn-i Sina  TIP KANUNU,  KİTAB-ÜN NECAT, KİTAB-ÜŞ ŞİFA   ve  DANİŞNAME eserleri, tıp ilminin temelini teşkil ederler. Başta Münih  ve Viyana olmak üzere Batılı Üniversitelerde asırlarca Ders Kitabı olarak okutuldu. Psikiyatrik  tedavilere günümüz tıbbı dahi yetişememiştir. Menenjit, Sekonder İltihap, Şeker Hastalığının idrar tahlili ile tespitini yaptı.

     

    *Hipokrat ve Halefleri, doğum vukunun bebeğin hareketleriyle  olduğunu kabul etmişlerdi. Ali İbni Abbas ise rahmin hareketiyle olduğunu keşfetti.

     

    *Klinikçi Et-Tabari,  uyuz parazitini tespit etti. İbni Zühr de tedavi yollarını keşfetti.

    *Maseveyh 9. asırda Cüzzamın mufassal bir tablosunu çizdi. Kayruan’lı İbni Cessar, cüzzamın sebebi ve tedavisine dair bir eser yazdı.

     

    *En büyük İslam Cerrahı olan Ebu’l Kasım Zöhrevi, Büyük Damar bağlanmasını  Büyük Fransız  Cerrahı Pare’ den 6 asır önce  bulmuştur. Ancak  bugün tarihi eserlerimizin çalındığı aşikar ise ilim ve teknolojimizde aynı durumdadır. Medikal araç-gereçlerin mucidi de aynı zamanda o dur.

     

    *Göz tababetine ait ilk eseri Huneyn İbni İshak yazmıştır. Ali İbni İsa ve Musullu Ammar’ rın  eserleri 18. asrın sonlarına kadar Batı Göz tababetinin esası oldu.

     

    *EL-Mahusin 1256 da içi boş bir iğne icad ederk, dünyada ilk katarakt ameliyatını yapmıştır.

     

    *Ameliyatlarda solunum yoluyla anesteziyi ilk kez İslam Hekimleri yapıyorlardı.

     

    *İbn’ul Baytar, 1400 den fazla nebati ilacın isim ve  ikame reçetelerini vücuda getirdi. Halefi El-Kuhin-ul-Attar,  Bugün hala kullanılmakta olan  ECZACILIĞA DAİR  adlı eserin sahibidir.

     

    *Müslümanlar  7.yy’ dan itibaren  ölçülü olarak yazdılar. Bugünün nota isimleri Arapça orijinlidir. (Dal, ra, mim, fa, sad, lam,sin). Batı, majör gamda 5-4, minör gamda 6-5 fasıla münasebetlerini İbni Sina ve Farabi’ den öğrendi.

     

    *İngilizce yazılmış ilk metinler 11. asra, fransızcalar 14. asra, Almancalar ise 15. asra aittir. Bizim ilk yazılı metinlerimiz 6. asra aittir. BİNBİR GECE MASALLARI buna bir örnektir.

     

    *İslam Ticareti 10.asırda zirveye ulaştı. Kervanlar Çin ve Hindistanı, İran, Suriye ve Mısıra bağlamaktaydı. Oradan Akdeniz Kanalıyla Tunus, Fas, Sicilya, Yunanistan İtalya ve İspanya’ya dek ulaşıyordu.

     

    *İbni Haldun, Dünyaca ünlü meşhur Jeopolitika alimidir.

     

    *Medeniyetin başlangıcı sayılan  tekerleğin bulucusu yine Müslümanlardır.

     

    *Nervürlü Kubbe, Çan Kulesi, Çömlekçilik, Cam ve Metal Sanatlar, Ciltçilik ve Zırh sanatlarını Avrupalılar hep Müslümanlardan öğrenmişlerdir.

     

    *Mimar Sinan,  Sedefkar Mehmet Ağa ve Sultanahmet Camii, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Nasreddin Hoca, Evliya Çelebi, Farabi, Katip Çelebi, Battani, Piri Reis...  Tüm bu büyüklerimizin seviyesine hangi batılı sahasında yetişebilmiştirki.

     

    *Batılılar Haçlı seferleriyle Cami, Kütüphane, Kervansaray ve köprüleri yakıp yıkarken, Osmanlılar Kitabı altınla kaplatıyorlardı. Kadinalin emriyle Enülüs medeniyetinin  kayıtları olan Gırnata’daki 500 bin yazma kitap yakılarak kül edilmiştir.

     

    *Çeşitli Yunan eserleri Arapça tercümeleri sayesinde günümüze ulaşabilmiştir.

     

    *Selçuklular döneminde vatandaşın soyulan malı devlet tarafından derhal ödenirdi. 1600’ lü yıllarda İstanbul  asayiş yönünden dünyanın  en güvenli şehriydi. Aynı dönemlerde 39 yılda İngiltere de hırsızlıktan 7200 kişi asılmıştır.

     

    *Avrupa’da kadınlar bile insandan sayılmazken, Osmanlı’da bırak insan haklarını at ve eşeklerin çalışma saatleri ve şekilleri dahi padişah fermanı ile  düzenleniyordu. Göçmen kuşlar için dinlenme yerleri, yaralı, hasta ve yaşlı olanlarının tedavisi için vakıf ve hayvan hastaneleri bile vardı.

     

    Çetin KOŞAR

      SAMSUN

    15 Mart 2003

     

     

     

     

    Kaynaklar

    0-TÜRKİYE NEDEN BÖYLE, Ali YÖRÜK

    1-Türkiye Tarihi, Yılmaz ÖZTUNA

    2-OSMANLILARDA FAZİLET MÜCADELESİ, Tahsin ÜNAL

    3-TÜRK MENKİBELERİ, Enver Behnan ŞAPOLYA

    4-TÜRK KÜLTÜRÜ VE MİLLİYETÇİLİĞİ, Erol GÜNGÖR

    5-TÜRK FAZİLETİ, Abdülkadir BİLLURCU

    6-İSLAM MEDENİYETİ, WİLL DURANT

    7-AVRUPA’NIN ÜSTÜNE DOĞAN İSLAM GÜNEŞİ, Dr.S.HUNKE

    8-İKTİSADİ DOKTRİNLER TARİHİ, Doc.Dr. Mehmet SELİK

    9-CAN ÇEKİŞEN TÜRKİYE, Pierre LOTİ

     


    Tarih: 18:33, 27/2/2006 Kategori: Bilginler
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    Türk-İslam Bilginleri-IV


    İLİM VE MEDENİYET ÖRNEKLERİ-I

     

    *Hz. Ömer zamanında 635 yılında açılan Süveyş Kanalı  zamanla tıkandı. Ancak, 1869 yılında Osmanlılar tarafından yeniden açıldı.

     

    *1550’lerde Karadeniz ile Hazar denizini birbirine bağlayacak olan Don-Volga arasındaki 50 km’ lik kanalın üçte biri açılmış. Geri kalan kısmı  400 yıl sonra ancak 1952 yılında Ruslar tarafından tamamlanmıştır.

     

    *1430’ da II. Murat, Meriç nehri üzerine 174 gözlü, 1392 metrelik Uzunköprü’ yü yaptırdı.

     

    *Fatih’ in yaptırdığı İstanbul’daki Kapalıçarşı, dünyadaki emsallerinin en büyüğüdür.

     

    *Dünya sanat tarihinin en büyük şaheseri  TAC MAHAL 1629 yılında Osmanlı Mimarı Muhammed İsa Efendi tarafından yapıldı.

     

    *1090 yılında Nizam’ ül Mülk devrinde Bağdat, İsfehan, Basra, Amul, Nişabur, Herat, Belh, Merv ve Musul’da açılan NİZAMİYE MEDRESELERİ isimli dünyanın ilk Üniversitelerinin kütüphaneleri, misafirhaneleri, vakıfları ve hastahaneleri vardı. Batının ilk üniversitesi Oxford 1214, Kembriç 1284’ de açılmıştır.

     

    *8. asırda Harun Reşid’ in Şarlman’ a  hediye ettiği kendi kendine çalışan saat, Avrupalıları öyle şaşırtmıştı ki, içinde cin olduğunu iddia etmişlerdi.

     

    *880 yılında İbni Firnas, gözlük, kronometre ve üzerine tüy ve kumaş geçirdiği ilk uçağı imal etti.

     

    *10.asırda yaşamış olan gezgin Mes’udi, İranda ve Ordadoğu’ da yel değirmeni gördüğünü kaydeder.

     

    *Tarihte ilk defa 837’de mektup taşıma işinde güvercinden faydalananlar Müslümanlar olmuştur.

     

    *Kağıdı  ilk defa Uygur Türkleri İcad etmişlerdir. Kağıttan Peçete ve tuvalet kağıdı bile yapıyorlardı. Matbaaları da vardı.

     

    *1205’ de Diyarbekir’ de yaşamış olan EB-Ül-İz’ in yaptığı sayısız makinelerin 256 tanesi Topkapı Sarayı’  ndaki III. Ahmet kitaplığındadır. Bu makinelerin hepsi hidrolik (su) kuvvetiyle çalışmaktadır ve yıllardan beri Oxford ve Erlangen Üniversiteleri kürsüler kurarak bunları incelemişlerdi. Bu makineleri biz onlardan 600 yıl önce yaptık, ancak onlar akıl hocalarının Eb-ÜL-İZ’ den 300 yıl sonra doğan  Leonardo Vinci olduğunu söylerler.

     

    *Tepe arkalarına aşırma gülle atan Havan Topu, Muhasara Topu ve ilk Zırhlı Gemi Fatih Sultan Mehmet Zamanında İcad edildi.

    *V-1’ lerin ceddi olan uçan alev füzeleri ilk defa  İstanbul’ un fethinde kullanılmıştır.

     

    *İçi Yivli top ilk defa Mısır’ın fethinde Yavuz Sultan Selim tarafından kullanıldı.

     

    *Barbaros Hayrettin Paşa’ nın  çölde top arabalarına yelken takması, Fatih’ in  donanmayı karadan Haliç’ e  indirmesi  çağlarının ilerisindeki hareketlerdi.

     

    *Hazerfan Ahmet Çelebi kendi  imal ettiği kanatlarla Galata Kulesinden, Üsküdar’ daki Doğancılar parkına kadar uçarak insanları hayretler içinde bırakan denemeyi yapmıştır.

     

    *Lagari Hasan Çelebi, Batılılardan 150 sene önce, 1750’ li yıllarda ilk defa yedi kollu  bir alet yaptı. Roket kullanarak bu aletle havada uçmayı başardı. 50 okka barutla Sarayburnu’ ndan havalandı. Barutu bitince kanatlarını kullanarak yere indi. Dünyada roketle uçan ilk insan Lagari Hasan Çelebi’ dir.

     

    *Büyük bilgin  Ebul-Hazin, fizik, fizyoloji, kozmografya ilimlerinin kurucusudur. Atmosferin kesafeti ve kaç km. olduğunu hesapladı. Fecr ve Şafak hadiselerini izah etti. Işığın kırılışı gibi  meseleleri o halletti. Keyfiyet’i Rüyet ( Görüş Perspektifi) nazariyesinin keşfi Kant’ın değil onundur. Yine hava basınç ve ağırlığı arasındaki nisbetin buluşu Toriçelli’ nin değil Ebul-Hazin’ indir. Ama bize bunlar öğretilmez.

     

    *İbn-i Yunus 978 yılında Kahire’ de  güneş ve ay tutulmalarını tesbit etti. Logoritmanın keşfinden önce astronomlar için çok faydalı olan PROSAFERİK isimli formülü ilk defa o buldu. Duvar saatlerine sarkaçı ilk  defa tatbik eden de İngiliz Haygın değil ibn-i Yunus’ tur.

     

    *Fosforu bulan Alman Brand değil, Beşir’ dir.

     

    *Cebirin hendeseye tatbiki şerefi Dekart’ ın değil, Cabir Muhammed İbn-i Musa’ (El-Harezmi)nındır. İlk astronomi tablolarını yapan, 69 alimle birlikte el-Me’mun için  Coğrafya ansiklopedisi hazırlayan odur. HİSABU’L CEBR VE’L MURAKABELE adlı eseri 12.yy’da Gerarda de Gremona tarafından latinceye tercüme edildi ve 16. yy’ a kadar bütün Avrupa Üniversitelerinde ana matematik kitabı olarak okutuldu. El-Harezmi’ nin ismini ebedileştiren kitabı HESAP SANATINA DAİR  adlı eseridir. Bu kitabı 12. asırda latinceye çevrilmiştir. Bu kitabıyla bugün bizim kullandığımız  rakamları Hindistan’dan alıp işleyerek dünyaya öğreten Cabir Muhammed İbn-i Musa’ dır.

     

    *Sıfır rakamı da yine  Muhammed Bin Ahmet  tarafından 976’ da bulunmuştur. Roma rakamlarının uzunluğundan bıkıp usanan Batı bu rakamları bizden almıştır. Cebir, Kimya ve Yıldız isimleri farkedilirse hep Arapça’ dır. Bugün bilim dili nasıl İngilizce ise o devirde ise Arapça ve Farsça idi. Arapça yada Farsça yazılan bir eserin Arap ya da İran’ lıların olduğu anlamına gelmediği çok açıktır.

     

    *Açıların pergel ile ölçülmesini geometriye El-Kindi getirdi. Sıvıların izafi ağırlığını hesapladı. Cazibe ve düşüş kanunlarını denedi.

     

    *Ebu Abdullah El-Battani trigonometriyi geliştirdi. Bugün kullanılan şekliyle formülleştirdi.

     

    *El-Beyruni  ASAR’L BAKİYE isimli eserinde dünyanın hem kendi, hem de güneşin etrafında döndüğünü Kopernik’ ten 500 sene önce buldu. Newton ve Picar’ dan 700 sene önce hesapladığı dünyanın çevre uzunluğu (25000mil ve 26 derece 36 dakika 7 saliselik eğimi, çok az farkla günümüz ölçüleriyle aynıdır. Işığın hızını da hesaplayan El-Beyruni’ dir.  18 değerli taşın özgül ağırlığını tayin etmiş ve bir cismin özgül agırlığının taşırdığı suyun hacmine  tekabül ettiğini bulmuştur. Geometriye teoremlerin isbatını getiren de o dur.

     

    *855’de Ebu Bekir Nebati’ nin yazdığı KİTABÜŞŞEVK EL  MÜSTEHAM Fİ MARİFET RUMUZ EL AHKAM adlı eseri, asıl Kritolojinin (şifre) müslümanlar arasında doğduğunun ispatıdır. Şahabettin Kalkaşandi 14 ciltlik ansiklopedisinde aynı ilimden bahseder. Abdurrahman el Hal el Ahmedi KİTABÜL MUAMMA adlı eseriyle, kriptolojinin inceliklerini anlatır.  Ebced Hesabıyla Tarih düşürme sanatımız bugün bütün istihbarat teşkilatlarının şifreli konuşma ve yazmanın temelini teşkil eder.

     

    *830’ da Ebul Ferganinin de içinde bulunduğu  bir astronomlar heyeti  kuruldu. Dünyanın yuvarlak olduğuna inanan bu heyet  bir dünya derecesini hesaplayarak 56 2/3 mil buldular ki, bugünki hesaplara göre yarım mil fazladır. Ebul Fergani’ nin  ASTRONOMİNİN UNSURLARI  ADLI eseri 7 asır boyunca Avrupa ve Asya’ da temel kitap olarak kaldı. Eliptik Meyl’ i ilk defa tesbit şerefi EbulFergani’ nindir.

     

    *Ebu Abdullah Muhammedü’l İdrisi Ortaçağın dünyaca tanınmış  Müslüman coğrafyacısıydı. Sicilya Kralı II. Roger’ in  isteği üzerine yazdığı KİTABUL RUCARİ adlı eserinde  dünyayı 7 iklim bölgesine, her iklim bölgesini de 10 bölüme  ayırıyordu. Bu haritalar, ortaçağ haritacılığının zirvesi oldu. Doğruluk ve genişlik bakımından eşsizdiler. Dünyayı küre  şeklinde kabul eden, matematik hesaplamalara dayanan dayanan İdrisi’ nin atlası bir şaheserdir.

     


    Tarih: 18:28, 27/2/2006 Kategori: Bilginler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    Türk-İslam Bilginleri-III


    BİLİM DÜNYASI

    Avrupa’ nın gelişmesinde hiçbir mühim  safha yoktur ki, İslam Kültürünün kesin tesirinin izi görülmesin . Müspet ilmin İslam kültürüne olan borcu çok daha büyük çaptadır, hatta bütün varlığını ona borçludur. Batılıların deyimi ile “ Bugün kullanılan teknolojinin temellerindeki İslam medeniyetinin katkılarını kaldırıp atsak, füzelerimiz fırlamaz, uçaklarımız uçmaz, gemilerimiz yüzemez, batardı.”

     

    Türk Milleti, devlet olarak aşağıda örneklerini vereceğimiz  ilim ve medeniyet hamlelerini yaparken  Müslüman, Batı Alemi  pislikten, hastalıktan, açlıktan, vahşetten geçilmiyorken Hırıstiyan  ve Musevi idi. İslam ilerlemeye engel teşkil etseydi, ilimde ve medeniyette bu hamleleri yapıp, hiçbir ayırım yapmadan bütün insanlığın hizmetine sunabilirmiydik.

     

    Avrupa asırlardır İslam Medeniyetinin sırrına ermek için çalışıp, didinip, bulup kalkınırken, biz bu haşmetin inkarını medeniyet zannettik .

     

    TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ 

    Medeniyet Tarihini incelerken Türklük ile İslamiyeti ayrı ele almak kabili mümkün olamamaktadır. Bilindiği gibi Osmanlı İmparatorluğu  bir ırk, kavim yada bölge devleti değil  bir medeniyet devleti, çağ kapatıp çağ açan çağdaş bir organizasyondu.  Hamuru İslam ile yoğrulmuş ancak inancı gereği, hedefi insanlığın  gelişmesi ve mutluluğu idi. Bu amaçla her kavim ve ırktan insanların bu medeniyete  katkıda bulunmaları için her türlü imkan ve destek verilmiştir. Bu açıdan İslam medeniyetinin aynı zamanda Türk medeniyeti, Türk Medeniyetinin de aynı zamanda İslam medeniyeti olduğunu zaman ortaklığındaki yoğunlaşmadan çıkarabilmekteyiz. Bir Başka deyişle, İslam  Kültür ve Medeniyeti Türkler zamanında en verimli dönemini yaşamıştır.


    Tarih: 18:06, 27/2/2006 Kategori: Bilginler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    Türk-İslam Bilginleri-II


    DEVLETLERİN ÜSTÜNLÜĞÜ

      

    Bir devletin üstünlüğünün temelinde sadece ilmi üstünlük vardır. Bugün dünyanın en üstün ve kuvvetli devleti Amerika ise, bu kuvveti, sadece ilmi yönden üstün olduğu için kazanmıştır. Çünkü ilme değer veren devlet kalkınır. “Marifet iltifata tabidir “ ilkesine göre, ilim adamları kendilerine değer verilen yerlere giderler. Dünyanın neresinde olursa olsun, bugün ilmi bir çalışma yapmak isteyen insan Amerika’ ya gitmek ister. Çünkü orada ilme ve ilim adamına değer verilmekte, o insanlar önemsenmekte, en verimli çalışma ortamını ve en yüksek maddi, manevi kazancı orada bulacaklardır.

     

    622 ile 1768 yılları arasındaki tam  11,5 asırdır, dünyanın en kuvvetli devleti İslam İmparatorluğu idi. Bu zaman zarfında ilim, irfan, medeniyet hep onlardaydı. İlim adamına saygı vardı. İlim ve sanat adamları  hep İslam ülkelerine koşuyorlardı.

     

     

     

     

    İLME VE ALİME SAYGI

     

    Selçuklu Hükümdarı Melik Şah, fakirleri, İlim ve Sanat adamlarını korumak için  300 bin altın dinar ayırdı. Harbiye Nazırı  Kumlu  Tac’ül Mülk “Bu parayı orduya ayırırsak Bizans’ın surlarını açmak mümkün olur” diye itiraz edince “Muhtaçların ve Alimlerin korunması, Bizans surlarını açmak derecesinde mühim bir devlet işidir” cevabını vermiştir. Yine Oğlu Sultan Sancar, İslam Bilgini Gazali’ yi davet ettiğinde, tahtının yanına koyduğu bir  taht’ a  oturttu.

     

    Fatih, İstanbul’ a girince, kendisine çiçekler vermek isteyen  halk, yanındaki ak saçlı, ak sakallı Ak Şemsettin’ i padişah zannederek çiçekleri ona götürdüler. Ak Şemsettin utanarak genç Fatih’ e götürmelerini  işaret edince, Fatih Sultan  Mehmet  “Padişah benim ama o benim hocamdır. Ona veriniz” dedi.

     

    Kralları önünde diz çöktüren Fatih, devrinin en büyük hükümdarı olmasına rağmen,  hocası Molla Gürani’ nin her zaman elini öperdi. Devrin en büyük alimlerinden Molla Hüsrev’e rast gelince derhal ayağa kalkardı. Türkistan’ dan davet ettiği ilim adamı Ali KUŞÇU’ ya binlerce akçe ihsan ederek  Osmanlı devletinde çalışmasını sağladı.

     

    Atlarıyla giderken  İbn-i Kemal’ in atının ayağından sıçrayan çamurlar Yavuz Sultan Selim’ in kaftanını batırınca nasıl özür dileyeceğini bilemeyen  hocasına Yavuz “ Üzülmene lüzum yok hocam. Sizin atınızın ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Madalya gibi saklayacağım.”  demiş ve vasiyeti üzerine, ölünce bu kaftan tabutuna örtülmüştür.

     

    Bugün Türkiye’ de bulunan bütün eğitim  müesseselerinin  temeli Sultan 2. Abdülhamit tarafından atılmıştır.

     

    İstanbul - Avrupa  demiryolu yapılırken, Sadrazam ve bütün Vezirler  “Topkapı Sarayı” nın içinden demiryolu geçmesine itiraz ettiler. Fakat Sultan Abdülaziz: “Şimendifer yapılsın da, isterse sırtımdan geçsin.”  diyerek demiryolunun yapılmasını sağlamıştır.

     


    Tarih: 17:58, 27/2/2006 Kategori: Bilginler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    Türk-İslam Bilginleri-I


    İLİM NEDİR?

     

    Kainat içinde meydana gelen hadiselerin sebeb, oluş, sonuç ve tesirleri konusunda, aklın ölçüleri çerçevesinde tahsil ve tecrübe ile edinilen doğru mağlumat ve bilgilere ilim denir.

     

    Gayesi: En az emekle en çok üretimi yapmak, insanlara daha rahat , daha kolay bir hayat yaşatabilmektir.

     

    İlim İslam’ ın icadı, eseri ve hakikat arayış usulüdür. Dünya ilim ve medeniyeti Müslümanlardan  öğrenmiştir.

     

    İlmin temelinde akıl vardır. Akıl yolu çizer, emek aklın yolunda ilerlerse refaha ulaşır. Aklı olmayanın dini olmayacağı da düşünülürse, ilimle dinin bir bütün olduğu kolayca anlaşılır.

     

    Yapılan her türlü kolaylık, kazanılan bütün ilmi neticeler bütün insanların hizmetine sunulmadığı taktirde, ilim gerçek hedefine ulaşamaz.

     

    İlim ancak yardımlaşma esasıyla yol alır. Hiç kimse birdenbire ilmin son neticesini elde edemez. Elde edilen birikimler bir süreçten ibarettir. Binlerce yıllık emek, akıl ve tecrübenin üzerine  yeni emek akıl ve tecrübeler örülerek ilerlenir. Bugün fırından aldığımız ekmeğin bu hale gelişinin temellerinde ilk insanların avcılıktan yerleşik düzene geçişinin bilgisi ve girişimciliği yatmaktadır.

     

    İslam’ da, imandan sonra ilim gelir. Allah’ın güzel isimlerinden birisi de ilimdir. O halde ilim İslam’ dır...  Peygamber Efendimiz: “ Ben gecesi de gündüzü de aydınlık olan saadet dolu bir din ile geldim. İlerlemek için meşru olan her şeyi yapın.” Buyurmaktadır.

     

    İslam’ dan aldıkları bu terbiye esaslarına  göre çalışan atalarımız, asırlarca dünyada ilmin önderliğini yaptılar.

     


    Tarih: 17:44, 27/2/2006 Kategori: Bilginler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->